Acıların bir kaç temel kaynağı vardır. Bedensel zaaflardan ve diğer zaaflardan doğan ihtiraslarımızın illüzyonları.
Fakat hepsinin ortak çıkış noktası, fiziksel içgüdülerimizin istekleridir.
Bu çıkış noktası olan isteklerimizi, söküp atabilirsek, ihtiraslar da yok olacak ve acı çekme son bulacaktır.
Böyle bir şeyin garantisini vermiyorum tabii ki saçmalamayın.
Aklınıza ne gelirse gelsin bu, pek çok sebep ve şartların birlikte bir araya gelmesinin ürünüdür. Şartlar ve sebepler değişir veya ortadan kalkarsa, o şey de ortadan kalkar.
Acı çekmelerimizin de sebep ve şartları vardır. Bu sebep ve şartlar ortadan kaldırılacak olursa, acı çekme de ortadan kalkar.
Acı çeken zihin, zihnin kendisinin yarattığı dünyası tarafından şaşırtılmış zihindir. Ne acayip konuştum be öyle.
Mesela muhafazakarlar her şeyi ya da bir çok şeyi kendilerine yasak etmişlerdir. Bu yüzden kendi kendilerine acı çektirirler. Fakat istemeyi kesmezler. İsterler ama yasaklarlar. Diğer tarafta buradaki yasak olanlar serbest olacak tesellisi ile ölümü beklerler.
Bir diğeri başkalarına acı verenler çalıp, çırpıp, zorlayıp, yaptıklarının başkaları üzerindeki etkisine aldırmazlar.
Bdsm Nedir? Kimine göre, yatak odası fantezisidir, kimine göre sadece beraberken uygulanabilecek bir şeydir, kimine göre tüm hayata yayılması gereken, benimsenmesi gereken bir şeydir ya da kimine göre sapıkça, sapkıncadır.
Hangisi olacağına taraflar kendi arasında karar verebilir ondan bana ne.
Fakat, istekleriniz birbirine ters düşse bile, dış görünüşünü yada herhangi bir şeyini beğendiniz diye bir ilişkiye başlamayın.
Mesela, yatak odası fantezisi olarak istiyorsanız bunu, böyle düşünen birini bulun.
Bunu isteyen birinin, lifestyle bdsm yaşamak isteyen biri ile beraber olması. İkisine de eziyet olacaktır ama bu eziyeti genelde köle çeker.
Ben çok fazla kırbaç kullanmam, kırbaç yerine kamçı ya da kemer tercih ediyorum.
Kelepçe sık sık olmasa da zaman zaman kullanıyorum ama gerçekçi bulmuyorum. İp varken kelepçe çok sahte geliyor.
Daha spontane gelişmeli, gerçekçi şeyler yaşamak istiyoruz hepimiz. Yine de siz istediğiniz bdsm malzemelerini kullanabilirsiniz.
İpi arabanızda, çantanızda, evinizde saklayabilirsiniz, başka biri gördüğünde bu ne lan? dedirtmeyen bir materyaldir.
Doğru kullanıldığında en estetik malzemedir. Hem kelepçeye nazaran daha fazla özgürlük sağlar tabii ki bağlayan kişiye sağladığı özgürlükten bahsediyorum.
Kelepçe fazla amatör işi, basit, sadece bir fantezidir.
Efendinin sorumluluğu başta kendisine karşıdır, ardından kölesine karşıdır.
Bir Master kendi kişisel gelişimini ve donanımını daima arttırmalıdır ama neden?
Ona inanan ve güvenen bir kölesi vardır.
O zor anlarında sığınacağı bir şeye sahip değil, aksine sığınma kapısıdır.
Kendine hakim olması gerekir.
Yanlış karar verme lüksü yoktur. Yanlış bir şey yapıp (aman yerim dayağımı otururum diyemez.) Eğer bir yanlışlık gördüyse, derhal eyleme geçmek zorundadır. Dolayısı ile sorunları iyi analiz edip, derinlemesine düşünen bir yapıya sahip olmalıdır.
Birçok konu da egosunu bastırıp, karşılaştığı olası her durumda sakinliğini korumalı ve fevri davranmamalıdır.
Sakadatın tanımını yapacak değilim size.
Bdsm'de sadakat ve itaat kısmen birbiri ile bağlantılı kavramlardır. Yin ve Yang gibidir. Sadakatsiz bir itaat, sadece anlık görevleri yerine getiren robotomsu, yapay, arkanı döndüğünde ne bok yiyeceğini bilemediğin boktan bir şey haline gelir.
Köle'nin zaten sadık olması gerekir fakat şak diye sadakat sağlanmaz, bu da başlı başına bir süreçtir.
Kölenin yapacağı sadakatsizlik kabul edilemez evet ama bunun için bir kaç unsurun köle adına olgunlaşması gerekiyor.
Yönetici olmak mental anlamda yorucu bir iştir. Bir de bunun üstüne, BDSM dışındaki işlerde fazlasıyla yormuş olabilir.
Köle olarak, Efendinizin yorgunluğu ile sizin eğitiminizin, aslında bir alakası yoktur. Fakat, Efendinize rahat hissettirmek ve onun gevşemesini sağlamakta sizin göreviniz, unutmayın. Uzun bir günün sonunda, bir Efendi, kölesinin onu rahatlatmak için çabaladığını hissetmek ister. Onun ihtiyaçlarını akılda tutmalı ve ona göre hareket etmelisiniz.